



Utanıyorum insanlığımdan...
Katliama seyirci kalmaktansa ya taş olsaydım ya da bir hayvan.
Utanıyorum müslümanlığımdan...
Peygamberimizin (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) "Komşusu açken tok yatan bizden değildir" sözü geliyor aklıma. Müslüman komşusu demiyor Gül Peygamber... Ne olursa olsun kim olursa olsun komşusu diyor!.. Oysa ben, müslüman kardeşlerimin katledilmesini seyrediyorum film seyreder gibi. Üzülerek seyrettiğim için (sanki bir şey yapmışım gibi) kandırmak istiyor nefsim beni. Elinden ne gelir ki diyor!.. Oysa... Oysa müslümanlar kardeştir. Kardeşim ölürken, öldürülürken, katledilirken seyretmekten başka şeyler gelmeli elimden.
Utanıyorum ağlamaya...
Ağlamak ikiyüzlülük gibi geliyor bu bana. Ağlayarak kendimi kandırmak istemiyorum. Hayır ağlamayacağım!..
Utanıyorum Filistinli kardeşlerimizden...
Müslümanlar olarak bir şey yapmadığımız için utanıyorum.
Utanıyorum Rabbimden...
Mahşer gününde, kardeşlerimin katledilmesini sadece seyrettim demekten utanıyorum. Nasıl kaldırırım başımı. nasıl dururum karşısında.
Utanıyorum herşeyden...
İslamiyetin sadece namaz kılmak, oruç tutmak gibi ibadetler olduğunu zannettiğimiz için utanıyorum. Oysa İslamiyet kusursuz ve sosyal bir dindir.
Camileri, halkın sosyal meselelerinin tartışıldığı yer olmaktan çıkarıp sadece namaz kılınan yerler haline getirdiğimiz için tüm bunlar.
İdeallerimizi bir kenara bırakıp, sadece kendi menfaatimiz peşinde koşmaya alıştığımız için tüm bunlar.
Kardeşlik duygusunun içini boşaltıp, anlamsız bir kelime haline getirdiğimiz için tüm bunlar.
Bir gün öleceğimizi unuttuğumuz için tüm bunlar.
Ya bir şeyler yapmalıyız, ya da utancımızdan ve kahrımızdan ölmeliyiz.


